11/6/2006 - Derviş
ak sakallı derviş namazını kıldıktan
sonra mezarlığa gitti. ölmüşlerinin ruhuna bir fatiha okumaktı
niyeti. mezarlıkta biraz ilerledikten bir ses duydu. ses ayaklarının
altından geliyordu. bastığı mezarlığın içinde bir genç ayağı kalktı.
"ey yaşlı adam neden üzerime bastın" dedi genç adam. derviş "sen
kimsin" dedi hayretler içinde." ben ahmet" babamın isminde mirza'dır".
"ne yapıyorsun burda" dedi derviş. genç anlatmaya başladı. "ben eskiden
çok hastaydım" dedi. "hekimlerin tanımlayamadığı bir hastalığım vardı.
bacaklarım çok ağırıyordu. ayağı kalkamıyordum, her geçen gün ağrılarım
dahada fenalaştı. babamın beni götürmediği doktor kalmamıştır.ancak
kimse ağrılarıma derman olamıyordu. derken günün birinde senin gibi bir
derviş geldi şehire. bizim eve geldi. ellerini bacaklarımın üstün
gezdirdi. bir şeyler mırıldandı ve bacaklarımda hiç ağrı kalmadı. sonra
aileden biri öldü. hep birlikte cenazesini kaldırdık. ölüyü mezara
gömdük tüm aile ordaydı. gitme vakti geldiğinde ayağı kalkıp gitmek
istediğimde başım bir yere çarptı. birde baktımki bir mezarın içindeyim
anladımki ölen bendim. o evimize gelip ağrılamı dindiren derviş ise
azraildi. sonra melekler beni soruya çektiler. onlar gidincede bir huri
geldi yanıma. yanıma çok yaklaşınca elimle onu ittim, iterkende
boynundaki inci kolye koptu ve inciler dağıldı. sen gelmeden öncede o
incileri topluyordum çok mahçup olmuştum.". "peki" dedi dervişh " siz
nerde otururdunuz eviniz yurdunuz nerdedir". çocuk dediki "bizim ev
köyün hemen dışındaki evdir. ortasında bir direk vardır. ordaki direkte
ölenlerin isimlerini yazarız. bu yıllarca böyle yapılmıştır".sonra
gözden kayboldu. derviş yaşadıklarının heyecanı ile hemen koşarak
çocuğun ailesini bulmaya gider. köyde biraz araştırdıktan sonra gencin
anlattığı evi bulur. eve gider hal mesele böyledir der. evdekiler
hayret ederler. çünkü öyle birilerini tanımamaktadırlar. "nasıl olur"
der derviş sonra direği hatırlar. "o öldüyse ismi direkte yazar" der.
hep beraber direğin başına giderler. isimlere bakarlar. ve en
nihayetinde nerdeyse silinmek üzere olan bir yazıda şu yazıyı görürler.
"mirza oğlu salih". sonra ölüm tarihine bakarlar.ve hayrete düşerler
zira ahmet o günden tam 350 yıl önce hayata gözlerini yummuştur
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/6/2006 - Merdiven
gürültülü bir sese uyandı. zaten
gece doğru dürüst uyuyamamıştı. ses öyle şiddetliydiki sanki
birşey kırılmıştı. yavaşça yatağından doğruldu. lavaboya gidip elini
yüzü yıkadı halen uykusu geliyordu. yaklaşık bir yıl olmuştu. bir yıl
boyunca sürekli üst komşunun çocukları tarafıdan yapılan gürültü ile
hayatı adeta alt üst olmuştu. oysa emeklilik hayalleri boyle değildi.
zaten yıllardır insanlardan yeterince çekmiş artık iyice bıkmıştı.
aradığı tek şey varsa oda huzurdu. acaba dedi çıkıp yukaraı uyarsam mı?
aman dedi sonra daha kaç kere gideceğim. ben söylemekten bıktım onlar
gene hep aynı telde çalıyor. bir anne baba böylemi olmalıdır diye
düşündü. ahhh o eski insanlar dedi. mutfaktaki musluk sürekli
damlıyordu kaç kere tamirci çağırmış ama hiç gelen olmamıştı. gene
kendi kendine söylenerek evin kapısını açtı dışardaki vanayı kapattı.
kahvaltısını yapıp dışarı çıkmak için hazırlandı. merdivenlerdeki
otomatik ışığına bastı ama nafile. ışık yanmıyordu hay kahretsin dedi.
merdivenler dönen merdiven tazrındaydı. oldum olası bu merdivenlerden
hoşlanmazdı. üstelik hiç bir sahanlık gibi birşeyde yoktu. bu yüzden
binayı hep bir minareye benzetirdi. karanlıkta bir şeye çarpar gibi
oldu. elini uzattı ama birşey yoktu. gözleri iyi görmediği gibi
kulaklarıda artık iyi duymuyordu. ama o canavarların yaptıkları sesler
o kadar yüksektiki bunları en sağır kişilerin bile duyacağından emindi.
neyse dedi yoluna devam etti. öğleden sonra eve geldiğinde apartmanın
etrafında bir kalabalık vardı. kadınlar çocuklar fısır fısır birşeyler
konuşuyorlardı. herkes birşeyin üstünde toplamıştı. kalabalığı yararak
ilerledi. gördüğü manazara korkuçtu. evin üst komşusunun erkek çocuğu
yerde oylece uzanmış kanlar içinde cansız yatıyordu. annesi babası göz
yaşlarına boğulmuş çocuklarına sarılıyordu. ne olmuş dedi bir
komşusuna. çocuğun merdivenlerden yuvarlandığını öğrendi. birden bir
şimşek çarptı beyninde. karanlıkta çarptığım şey.sarsıldı dengesi
bozuldu hemen evine doğru yöneldi. bir bardak soğuk su içti. kimseye
ama hiç kimsye bir şey soylemedi. iki ay sonra okullar bitince üst
komşuları bu acıya dayanamadıkları ve diğer çocuklarınıda bu merdivende
cansız bulmak istemedikleri için hatırlar dolu evlerinden taşındılar.
aynı gün yaşlı adamın cesedi bulundu. doktorunun söylediğine göre 2
aydır uyuyamıyormuş. ölürken bile gözleri açık tavana bakarken, belkide
o sesleri tekrar duymanın hayaliyle açık kalmıştı.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/6/2006 - düşman
silahını eline aldı. karanlık odanın içinde
yavaşça ve sessizce hareket etti. düşmanları çoktu. muhtemelen
bulunduğu yeri tespit etmiş hatta bazıları evine kadar girmişti.
karanlıkta kendinisi alt etmeleri daha kolay diye düşündü. derin bir
nefes aldı...usul usul adımlarla lampanın prizine yaklaştı. yine aynı
yavaşlıkla lambayı açtı. silahını iyice kaldırdı. en az 4 tane hedef
tespit etti. elindeki sineklik ile duvarda, tavanda, perde ve
televizyon masasında bulunan sivrisinekleri çok hızlı hareket ederek
tek tek hakladı. camı iyice kapattı. mutlu ve huzurlu bir şekilde
yatağına uzandığında savaşını düşünemeyecek kadar yorgundu. uyurken
yüzünde hafif bir tebessüm belirmişti...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/6/2006 - saçma
saçma buluyorum her şeyi bugün
her an her saniye sanki zaman kırılıyor
bir şeyler kusuyor önüme hayat bunları bunları yap diye
acaba hayata kusma poşeti, kese kağıdı versek olmazmı
belki elimizin altında bi yerlerde vardır, burda bi yerde olacaktı
ama nerde?
işte onu bulduğumuzda artık hayatın bize sunudukları ile değil
bizim hayattan aldıklarımız ile var olacağız
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/6/2006 -
Kime bakıyorsun banamı ya ben sensem? Ozaman belkide özüne bakıyorsun
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
psikolojik bunalmanın sınırında ölüm ve yaşam arasında bocalayan hayatlara dair
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
• shekkercik • kenaryazilari • adaynur2 • demetdemirhan • esin • ahsennur • ibnarabi • aisece • nurdanhaleler
|